Sadece özgür olanlar yaşayabilir, ama yaşayanlar özgür değildirler.

Ben de

Daha çantasını bile çıkarmamış, üstü başı toz içersinde göz yaşlarını okul ceketine silerek salya sümük ağlıyordu. Halı yıkayan annesi abisine Ayşe’yi susturmasını söylüyordu. Oysa küçük Ayşe’nin tek istediği şekerdi. “Ben de” diyerek ağlıyordu, öğretmenleri herkese şeker vermiş bir tek ona vermemişti. Bütün komşular onlara bakarken koluna süpürgeyle vurmaya başlamıştı annesi. O acıyla Ayşe susmuş, yavru köpek gibi ciyaklıyordu.

İlkokulun ikinci haftasıydı, öğretmen akşamları yapmaları için ödev verirdi. Küçük gecekondu evinde her yer dökülürken Ayşe ödev yapamazdı ki, hem o zaman kardeşine kim bakardı. Abisinin bir işe yaradığı yoktu, tek yaptığı yatmaktı. Öğretmeni her gün ödev yapmadığı için onu sınıfın önünde rencide ederdi. Öyle ki arkadaşları bile ona tembel diye lakap takmıştı. 

Okulda ödev kontrolü oğlan günlerde rütin olarak öğretmeni, Ayşe’yi tahtaya kaldırır ona bağırırdı. Ayşe’nin yine gözleri sulanır sadece yere bakar ve eve gidip bir an önce Osman’la vakit geçirmek isterdi. Artık herkes ondan nefret ediyordu, hiçbir şey yapmamasına rağmen alay ediyor, oyunlara almıyorlardı. Günün sonunda öğretmen herkese şeker verirken bir tek Ayşe’ye vermiyordu, herkes onun ailesinin fakir olduğunu öğrenmiş ara sıra geçerken bir lira bırakıyorlardı.

O gün okul biraz daha farklıydı, bu sefer arkadaşları ona iyi davranıyordu hatta öğretmeni bile azarlamamıştı. Öğleden sonra dersler başlamadan kısa bir süre önce herkes ona bakıp bir şeyler fısıldamaya başlamıştı. Yanlış bir şey mi yaptım diye düşünürken ağlayan bir kız onun saçından tutup vurmaya başlamıştı. Ne olduğunu anlamayan Ayşe sadece yüzünü koruyordu. Annesinden öğrenmişti yüzünü nasıl koruyacağını. Öğretmen gelince herkes yerine geçmişti. Kimse Ayşe’yi umursamıyordu.

Öğretmen bir anda hayat dersi vermeye başlamış hırsızlığın ne kadar kötü bir şey olduğundan bahsediyordu. İki ders boyunca sadece nutuk çekmiş sonra da şekerleri dağıtmaya başlamıştı. Bu seferki kırmızı elma şekeriydi. Küçük Ayşe o şekerleri sadece pazarda görebiliyordu. Bu sefer o da istemişti, sadece alabilir miyim diye rica etmesine rağmen aldığı şey yanağını uyuşturacak kadar sert bir tokattı. Kulaklarında ise hırsızlara şeker yok sözüydü. O bir şey almamıştı, yapmamıştı. 

Tüm arkadaşları ona nefretle bakıyordu. Sırf oyunlarına aldıkları için yapıyor olmalıydılar, o bir şey yapmamıştı. Paradan bile haberi olmayan o nasıl çalabilirdi? Toplumun algısını nasıl değiştirebilirdi, sadece siyahla beyaz olmadığını nasıl anlatabilirdi? O sadece okuldan sonra kardeşi Osman”a bakan küçük Ayşe’ydi.

RAW is a WordPress blog theme design inspired by the Brutalist concepts from the homonymous Architectural movement.

Subscribe to our newsletter and receive our very latest news.

Geri dön

Mesajınız gönderildi

Uyarı
Uyarı
Uyarı!

Yorum bırakın