Kategori: Öykü
-
Gözyaşlarıyla Silik Hayaller
Eğitim Sistemi, günümüzün başlıca problemlerinden. Sınav anı kaygısı, stres, kabuslar, hayal kırıklıkları gibi birçok sonuç ama tek neden. Hayatımın değeri bu kadar mı? sorusunu sordurtan olguyu göklere çıkarmak neden?
-
Yazın Laneti
Saat tam yedide bir alarm ötmeye başladı. Kız yavaşça gözlerini araladı, alarmı kapattı. Sabah rutinini gerçekleştirdi, ev halkını uyandırmadan kahvaltısını hazırlarken işe gitmesem mi diye düşündü. Sahile inebilirdi, takvime baktı Salı günüydü. O kavurucu sıcağın altında insanların terli kokularıyla ordan oraya yetişmeye çalıştığı Salı pazarı günüydü. Bir an pazar mı gitsem diye düşündü sonra tekrar…
-
Ben de
Daha çantasını bile çıkarmamış, üstü başı toz içersinde göz yaşlarını okul ceketine silerek salya sümük ağlıyordu. Halı yıkayan annesi abisine Ayşe’yi susturmasını söylüyordu. Oysa küçük Ayşe’nin tek istediği şekerdi. “Ben de” diyerek ağlıyordu, öğretmenleri herkese şeker vermiş bir tek ona vermemişti. Bütün komşular onlara bakarken koluna süpürgeyle vurmaya başlamıştı annesi. O acıyla Ayşe susmuş, yavru…
-
Kırılan Rüyalar
“Delikanlı” dedi gür bir sesle mobilyacı. Kıraathanede çalışan 17 yaşındaki uzun boylu genç adam, elindeki çay tepsisiyle ona döndü. “Bize iki çay” diye ekledi mobilyacı ardından. Delikanlı kafasını salladı ve yoluna devam etti. Tepsideki çayları dağıtıyor, boş çay bardaklarını da topluyordu. Tepsiyi tekrar doldurmaya kıraathaneye döndü. Babası onu bekliyordu. “Hemen, hemen ,hemen bekleme soğumasın” diye…
-
Küçük Ayşe
“Küçük Ayşe, küçük Ayşe N’apıyorsun bana söyle Bebeğime bakıyorum, ona mama veriyorum Gül yüzünü öpüyorum, ona ninni söylüyorum Lay, lay, lay, lay, lay, lay, lay, lay Lay, lay, lay, lay, lay, lay, lay, lay”
-
Şeker de Sanmış İlacı
Bir gün bir gün bir çocuk, Eve de gelmiş kimse yok. Açmış, bakmış dolabı, Şeker de sanmış ilacı, Yemiş, yemiş bitirmiş, Akşama sancı başlamış, Kıvrım, kıvrım kıvranmış, Yaptığından utanmış
-
İyi Ki Korktun
Sadece fotoğrafa baktı, iliklerine kadar titriyordu. Fotoğraf yıllar öncesine aitti, kısacası küçüklüğüne. Bu duyguyu ilk o zaman hissetmişti, doğum günü partisinde. Herkes gülüp eğlenirken o tir tir titremişti. Herkes kahkahalar atarken, o kaçmak istemiş ancak hiç bir şey yapamamış adeta felç kalmış gibi hissetmişti. Daha sekiz yaşındaydı, çocukluk aşkının doğum günü partisine davetliydi. Küçücük aklıyla…
-
İstanbul Hastalığı
Saat sabah 10 civarlarında bir telaş vardı insanların üzerinde. Henüz daha 9 -10 yaşlarında gibi gözüken, kıyafetleri eski bir çocuk bağırıyordu sokakta “Yazıyor, yazıyor…” Gazete satmaya çalışıyordu. Ne için, ne derdi vardı bilinmez. 20-45 yaşları arasında insanlar endişeyle yürüyordu sokakta. En dikkat çekeni 19 yaşında iyi giyinimli bir üniversiteli gibiydi, hızlı ve telaşlı adımlarla bir…
-
Zincirin Soğuk Sesi
Belki 10 belki 12 gün olmuştu boyanalı. Üzerinde hiçbir leke yoktu. Yerde ise hâlâ boya kalıntıları vardı. Dışarıdan gelen soğukluğu öylece içeri veriyordu. “Soğuk” dedi, cılız bir sesle ve “Çok soğuk” diye devam etti. 3 saattir aynı duvarı izliyordu. Sonra yataktan kalktı, ayağındaki zinciri düzeltti. Yan taraftaki kitapları ayağıyla ittirdi. Kaç gündür buradaydı artık arkasındaki…
-
Son Nefese Sığdırılmış Oyun
Mahallelerinde beton bile yoktu, bütün evler kerpiçtendi. Temiz su bulmak neredeyse imkansızdı, yemek ise sınırlıydı. Şehrin merkezinde hakaret söylemleri ve kavgalar eksik olmuyordu. Merkezin aksine burası küçüktü; betondan evler, alışveriş merkezi bulmak imkansızdı. Etrafta leş bir koku vardı, her yer toz duman… En yakın okul bile neredeyse 300 km uzaktaydı. Geceleri ışık bile olmayan evlerden…